Doğru ve Etkileyici Konuşmanın İpuçları

  • 2 hafta ago
  • 46
  • Şubat 6, 2018 17:55 edited
Doğru ve Etkileyici Konuşmanın İpuçları

Konuşmak aslında medeniyetlerin temelini oluşturur; okumak ise bu medeniyetlerin çakıl taşlarıdır. Okumadan iyi bir konuşma yapılamaz.

Birçok zaferin gerisinde güzel konuşma ve güzel konuşmadan doğan güzel sözlerin etkili cereyanı yatar. Nasıl ki, medeniyetlerin kurulması insanlar arası ilişkilerden doğar, bu ilişkilerin tohumları “Hitabet” in büyülü havasında neş’ü neva bulur.
İdari mekanizmalarda başı tutan insanlara baktığımızda onların etkileyici konuşmaya sahip oldukları görülür. Bu özellileri onları fraklı kılmıştır. Çünkü insanlar arasında gür ve isabetli konuşmak, savaş alanındaki kılıç kalkan sesleri gibidir; kimin kılıç kalkan sesi daha gür ve daha isabetli ise zafer onundur. En başarılı işadamları, en başarılı toplum temsilcileri, en başarılı grup ve topluluk amirleri, müdürleri en iyi hitabete sahip olanlar arasından çıkmıştır. İyi bir hatip, aynı zamanda karşısındaki dinleyicilerin hareket ve yüz mimiklerinden onların tahlililerini yapabilendir; bu yeteneği ona kazandıran da yine hitabet sanatıdır.

 

Konuşmak aslında medeniyetlerin temelini oluşturur; okumak ise bu medeniyetlerin çakıl taşlarıdır. Okumadan iyi bir konuşma yapılamaz. Birçok zaferin gerisinde güzel konuşma ve güzel konuşmadan doğan güzel sözlerin etkili cereyanı yatar. Nasıl ki, medeniyetlerin kurulması insanlar arası ilişkilerden doğar, bu ilişkilerin tohumları “Hitabet” in büyülü havasında neş’ü neva bulur.
İdari mekanizmalarda başı tutan insanlara baktığımızda onların etkileyici konuşmaya sahip oldukları görülür. Bu özellileri onları fraklı kılmıştır. Çünkü insanlar arasında gür ve isabetli konuşmak, savaş alanındaki kılıç kalkan sesleri gibidir; kimin kılıç kalkan sesi daha gür ve daha isabetli ise zafer onundur. En başarılı işadamları, en başarılı toplum temsilcileri, en başarılı grup ve topluluk amirleri, müdürleri en iyi hitabete sahip olanlar arasından çıkmıştır. İyi bir hatip, aynı zamanda karşısındaki dinleyicilerin hareket ve yüz mimiklerinden onların tahlililerini yapabilendir; bu yeteneği ona kazandıran da yine hitabet sanatıdır.
Hitabet sanatının mükemmel bir şekilde eski çağlardan beri uygulandığı iki merkez vardır: birincisi Arabistan, ikincisi ise Yunanistan-Roma’dır. Bugün hâlâ camilerde kürsüden muhteşem hitabet örnekleri sergileyen insanlar vardır; aynı şekilde Roma ve Yunanistan’da ve onun uzantısı medeniyetlerde, (örneğin Londra’daki Hyde Park) mükemmel konferanslar, mükemmel hitabet toplantıları olmaktadır. Amerika’da da bu işin uzmanı insanlar yetişmiştir. İşte biz, kitabımızda böylesi muhteşem hitabetleri ve meydan konuşmalarını da örnek olarak aldık. Okuyacağınız bu meydan konuşmaları hiçbir yerde duymadığınız, okumadığınız meydan konuşlarıdır. Örneğin Avrupa’nın birçok kentinde hatta kasabasında halkı ilgilendiren konularda etkileyici konuşmalar yapılır, maksat bireyleri etkileyerek onların görevlerinde şevkli olmalarını sağlamaktır. Kitapta bu türden konuşmalarda yer almaktadır. Din adımından tutun da bilim adamına, politikacısından tutun da filozofa, peygambere kadar güzel ve etkileyici konuşmaları okuyacaksınız. Dünyanın en tanınmış devlet adamlarının başka hiçbir yerde okuyamayacağınız meydan konuşmaları, en ünlü müzisyenlerin, ressamların, yazarların, gezginlerin, dehşet veren, dünyayı sarsan konuşmaları, mektupları ve vasiyetleri görülmemiş ve duyulmamış haliyle yine bu kitapta.
Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hatipsiz yemek toplantıları düşünülemez. Öyle görünüyor ki hitabet sanatı geleceğin meslekleri arasına girecek. Tüm partiler, tüm dernekler, tüm yardım kuruluşları ve sivil örgütler belki de kendilerine ücretli hatipler tutacaktır. İşte size bir örnek: Profesör Philip Kotler bir konuşma için 20 Ekim 2000 tarihinde İstanbul’a gelmişti. Bir saatliğinde aldığı ücret tam 200.000 dolardı. Aynı şekilde Dale Carnegie’in hitabet kurslarına katılanların sayısı 700 bini geçmiştir. Carnegie milyonlarca dolar kazanmıştır.
Bernard Shaw, dünyanın en güçlü hatiplerindendi. Thomas Edison onu, İngiltere’de açtığı şirketinin başına propagandacı olarak alıp, yüz binlerce dolar ödemiştir. Shaw, hitabet için şunları söylüyor:
“Hitabet, bilinmeyen esrarengiz yerlerden dev rüzgarların sürüklediği büyü bulutlarıdır. Her kim ki bu bulutların altına durur, etkilenmemesi mümkün değil.”
Kendi hatipliği için de George Bernard Shaw şöyle konuşuyor:
“Ben konuşmayı, buzda kaymayı ve bisiklet kullanmayı öğrenmeye çalışan bir çocuğun her düşüşünün, arkadaşlarının kendisiyle alay etmesine vesile olması gibi kendime güldüre güldüre öğrendim.”
Siz de belki dünyanın en büyük hatibi olmayabilirsiniz; ama bulunduğunuz yerin en iyi hatibi olabilirsiniz. Tıpkı aşağıdaki fıkrada olduğu gibi:
Boylu poslu, adaleli, güçlü kuvvetli bir adama hayranlıkla bakan kısa boylu, sıska genç şöyle der: “Ben de sizin gibi böyle boylu poslu, adaleli olsaydım, ağır sıklet şampiyonu olurdum.”
Adam da şunları söyler:
“Peki ama, seni hafif sıklet şampiyonu olmaktan alıkoyan ne?”
O zaman buyurun hafif sıklet şampiyonluğuna…   Kendinize çok mu güveniyorsunuz, bu kitapta sizi ağır sıklet şampiyonluğu da bekliyor.